Bu tablodan görüyoruz ki; Xavi gibi pas atmak ayrı bir yetenektir. Herkesin bildiği gibi Barcelona’nın bel kemiği, La Masia’nın bahçelerinde büyümüş, Katalan kültürünün kalbinden kopan bir insan üstü varlık. O olmayınca İspanya Milli takımı da, Barcelona’da da olumsuz bir değişim gözlendiği kesin. Dün kü El Clasico’da da ilk golün sahibi ve 2. golü de kıl payı kaçıran orta sahanın bel kemiğiydi. Yaptığı 110 isabetli pasla rekor kıran oyuncular arasında yerini aldı. Üniversiteler de pas atmanın incelikleri diye bir ders olsa her halde Xavi’nin videoları gösterilirdi. Aslında yukarı da yazılan istatistik, El Clasico’nun özetiydi. Zaten bu kadar pas yapan ve insanı bunaltan, kızdıran bir takımdan da 5 tane gol beklenirdi. Barcelona’lı futbolcular, Real’li futbolcuları pas yaparak kızdırdı. Bu yüzden Ronaldo, Guardiola'yı iteklercesine bir hareket içine girdi. Real’e ve özellikle Mourinho’ya büyük bir komplo vardı. Bu komplo, birkaç pozisyon dışında sportmenlik dışı hareketten ziyade pas komplosuydu. 4-0’dan sonra Valdes’in fileleri sallaması da bunun bir kanıtıydı. Messi’nin Carvalho’nun dirseğine kafasını vurarak kendini yere atması bile sahalarda çok zor görülebilecek bir şeydi. Şimdi aslında şunu sorgulamak gerekir. Mourinho İnter’de, Barcelona’ya karşı gösterdiği başarıyı burada neden gösteremedi. Herkes neden savunmayı bu kadar önde kurduğunu sorgulayabilir. Ama hangi teknik direktörün elinde Ronaldo olsa, Benzema olsa, Angel Di Maria olsa, Mesut Özil olsa bu savunmayı önde kurar. Mourinho, futbola reel hatlarla bakan bir teknik direktör. Elinde Milito yerine Ronaldo varsa bu savunma önde kurulur. İnter ile farkı da orada yatıyor. İnter’i bir takım yapmak Real Madrid’i bir takım yapmaktan daha zordur. Fakat Real Madrid son yılların da en takım gibi oynayan takımı, geçen sene ki İnter kadar olmasa da. Fakat dünya üzerinde hiçbir takım Barcelona kadar takım değil. İnter’in geçen sene bir maçta yaptığı şeyi Barcelona 4 senedir yapıyor ve yapmaya çalışıyor. Bu maçın kilidi buydu. Açıkça söylemek gerekirse Real’i daha şanslı görüyordum ama Barcelona’nın da ultra bir futbol oynayacağını herhalde çoğu kişi tarafından tahmin edilmiyordu. Dün, Mehmet Demirkol’unda söylediği gibi Barcelona yılda 2 kez veya 3 kez böyle oynar. O da daha önce ki yazımızda yazıldığı gibi Mourinho ve Real’e özel bir şey. Olmuş bir ürünün daha olgunlaşma yolunda ki bir ürüne yenilmesi zaten zor bir olay olduğu görülüyor. Bir yandan da şu ortaya çıktı; sen hızlı oynarsan, Barcelona daha hızlı oynar, sen pas yaparsan, Barcelona senden daha fazla pas yapar, koşarsan, Barcelona senden daha fazla koşar.
Hafta sonu oynanan Türkiye’nin El Clasico’su sayılmayacak derbiyle çok benzer bir yanı vardı bu derbinin. Sonucu dışarda bırakacak olursak. Hafta sonunda ki Galatasaray – Beşiktaş derbisinde GS’nin %68’e %32’lik bir üstünlüğü vardı. Tıpkı Barcelona’nın Real’e yaptığı gibi. Arada ki farkta çok büyük gibi görünmese de büyük bir fark. Yetenek + Pas +İlerde oyun + Katalan ruhu + Birbiriyle kardeş olmuş bir ilk 11 = Gol. Karşılaştırma biraz abesle iştigal gibi gelse de Barcelona ve diğer takımlar dedirten şey bu.
Daha maçında başında bir elinde kalem bir elinde not defteri notlarını almaya başlamıştı. Muhtemelen orada maçı izleyen bir çok kişinin görmediği şeyleri saha kenarından o görüyordu. O da zaten bu yüzden oradaydı. Fakat o kağıtta yazılanlar saha içinde pek tutmadı. Jose Mourinho’nun Real Madrid’ini 2 veya 3 sene sonra mükemmel bir takım olarak görebiliriz. Çünkü onun farkı oyuncularını birbirleriyle çok çabuk kaynaştırması. Bu maçta en üzüldüğüm nokta Mesut’un saha içinde ki yokluğuydu ama Real’de Ronaldo, Angel Di Maria ve Pepe’den başka kim bir şey yapmaya çalıştı ki diye de insan kendine soruyor. Neyse bu sonucun eğlenceli tarafıyla, online geyik muhabbetleriyle yazımızı sonlandıralım.
* Real Madrid'de Yılmaz Vural sesleri
* Casillas'ın suçu ne?
* Bursalı taraftarların neden ısrarla Real Madrid'i istediklerinin anlaşıldığı maç.
* Barcelona'nın Real Madrid'e topsuz idman yaptırdığı karşılaşma...
* Messi mi?Ronaldo mu? Artık tartışılmasın Ronaldo beynini fiziği kadar cok kullanmıyor futbolda. Messi Einstein gibi oynuyor fark burada.
* Ayıp denen şeyin Barcelona'da olmadığını gördük. Real Madrid'e de 5 atılmaz ki..
* 3'ten sonra Mourinho sahaya havlu atsaydı daha iyiydi. Direkt kroki olmuştu takımı, küsüp maçı seyretmeyi tercih etti. Sanırım maç sonrası ropörtajı düşünüyordu.
* Real Madrid'in topla en çok orta yuvarlakta buluştuğu maç. 6 santra az değil tabii...
* Barça'nın şifre yazıp oynadığı, Mourinho'nun "oğlum benim kol bozuk değiştirin bunu" dediği maçtır.
* Jose Mourinho ile bu maçta en sıkıntılı anları sanırım maçın istatistiğini tutan amca yaşamıştır:
pas:
barcelona: ..346..347..348....350 üleynn bi durun çayımdan yudum aldırmadınız kör olasıcalar.
* 2 sorum olacak 1. Messi Sen İnsan mısın? 2. Barcelona Sen Yeryüzünün takımı mısın?
* Barça bir gol daha atsa ve 6-0 bitse, kasım ayının kutsallığına bir kez daha inandıracak maç olacaktı ama neyse...
* Sahada Real Madrid'e ait ikinci bir top olsaydı bile en fazla 5-2 biterdi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder