Vedalar genelde hüzünlü olur ama bu veda da hem hüzün, hem sinir, hem küfür, hem de yıkım vardı. Bu veda’nın altına imza atan insanlar belli, buna imza atan utanmayan, Galatasaray’ın umurlarında olmadığı, futbolcuların hakkını yedikten sonra bunu kar etme olarak basına yansıtan YÖNETİM!!! Bu kadar net ve basit. Bunda sadece bu yönetimin değil daha önce ki Mehmet Cansun, Faruk Süren yönetimlerini de eklemek lazım. Bu yönetimlerle birlikte gelen bir çarpıklık var ve bu, onun patlaması gibi. Çünkü bunlar bokun etrafında üşüşen sinekler gibiler. Sanki Galatasaray kötü bir konuma düşse de biz de çıkıp şu kanalda konuşsak dermişçesine ellerini avuşturan insancıklar. Özellikle Faruk Süren’in yaptıkları. Bütün gayeleri Galatasaray olduğunu söyleyen ama o gayelerinin temelini çürüten başkanlar. Adnan Polat’ı anlatmaya gerek yok.
Maç genelinde bir şey söyleyebilmek mümkün değil zaten. Santraforsuz ve böyle kabız bir orta saha ile hiçbir şekilde başarılı olamazsınız. Bunun üzerine bir takımda ki yaratamayan tek yaratıcı oyuncunu, Elano’yu kaybedince böyle bir tablo kaçınılmaz. Bari Misimovic’i kazanmaya çalış diyebilirsin ama Hagi takımda kendisini görmek istemiyor. Yıldız takıntısı olan bir adam. Bu zamanlarda bir futbolcunun çıkıp sırtlaması gerek takımı, ama o da yok. Birkaç haftadır sahada zaten fubolcular yerine küfürler oynuyordu artık koltuklar oynamaya başladı. Bunda sonuna kadar hak veriyorum taraftara. Hatta geçen bir arkadaşımla da konuştuğumuz gibi görüşlerini paylaşıyorum. Siz Türk Telekom Arena’yı haketmiyorsunuz kampanyası başlatılıp eylem bile yapılsa yeridir. Galatasaray taraftarı kötü sonuçları Avrupada ki hüsranlara alışık ama bu kadarını kaldıracak durumda değil. Bu iş daha nereye kadar gider bilinmez.
Sorunun çözümü nasıl olur bilmiyorum ama sorunları sayacak olursak; Kim demiş Adnan Polat futboldan anlar diye. Birisi bunu gaza getirmiş ve bu da kalkmış kendini bir şey zannedip takım kurmuş. Esas problemlerden bir tanesi bu. Başkanlar zaten futbolu bilmez, ama bizim başkanlar hep bildiklerini sanırlar. Daha önce ki teknik direktörlerle bir şekilde götürüyorlardı. Çünkü birçok boşlukları o teknik direktörler dolduruyordu. Ama şimdi kimse bu boşluğu dolduramıyor. Kanayan bir yara vardı sadece buna ufak pansumanlar yapılıyordu ama artık bu pansumanlarda işe yaramaz oldu, o kan durmuyor artık. Hagi’nin konuşmalarından anlaşılıyor ki bu sorunu gene devre arası transferlerle halletmeye çalışacaklar. Eğer gene böyle yapacaklarsa bu adamlar gerçekten kriz yönetimi nedir bilmiyorlar. Geçen sene ki hataları da analiz edememişler, önlerinde nasıl bir sorun olduğunu da bilmiyorlar. Bu sorunu Hagi’ye bırakırsak hiçbir şey olmaz. Bu teknik direktörlük bir problem değil. Bu aslında Trabzon maçından beri böyle değildi ama hep biz ona bağladık. Hala TV’de Hagi bunu kaldıramaz sözleri söyleniyor. Peki hangi teknik direktör kaldırır? Fatih Terim mi? Güldürmeyin. Galatasaray’ın bu konuma gelmesinde ilk adımı atan bu adam değil miydi allah aşkına. Bu adamın hala 10 sene önce yaptığı şeyden dolayı saygı mı duyucaz, bu kadar küçüldü mü Galatasaray?
Ben hatırlarım Galatasaray’ın bir farkı vardı. Mali açıdan gene bozuk olan dönemlerde bile yönetimin içinde olan olaylar hiçbir zaman basına sızmazdı. Galatasaray’ın sadece futbolu ile ilgili haberler çıkardı. Ama artık GS’nin konuşulmadık nesi kaldı bilmiyorum. Zaten olay bu Mustafa Yücedağ rezaleti ile başladı ve artık sonu buraya kadar dayandı. Bu Hagi daha başarısızdı olayı falan değil. Bu çok derin bir problem. Bu kadar derin problemler belki daha önce de yaşanmıştı yönetimler içinde ama hiç bu kadar ortada ve rezil bir şekilde yaşanmamıştı.
Gerets'in suçu neydi? 83 puanla çatır çatır futbol oynayarak şampiyon olmuş takım. İkinci sezonda şampiyon olamadı diye gönderildi. Hiç oynanan oyuna bakılmadı. Pas trafiğinin ne kadar oturduğuna, futbolcuların artık birbiri ile uyum sağlamaya başladığına bakılmadı. O günlerde oynayan Sasha İlic'i arar olduk.
İlk Hagi döneminde Hagi'nin de hiç bir suçu yoktu. Sanki 4 senedir arka arkaya şampiyon olan, Avrupa da acaip iyi bir takım vardı da Hagi'nin ligde 3. olması garip görüldü.
Aşık olduğun adamı, Feldkamp'ı getirdin. 93 yılında Okanları, Hakanları, Arifleri cesurca sahaya süren o takımın alt yapısını oluşturan. Onun da arkasında durmadın. Seversin sevmezsin, arkasında durulmadı.
Arada harcanan adamlardan biri Skibbe. Nereden buldun getirdin. Leverkusen. Bu adam Leverkusen ile sadece seni 5-0 yendi diye bu adamı teknik direktör yaptın. Ne kadar ahmak ve sığ bir futbol anlayışın olduğunu gösterdin. Bari bu adamın arkasında dursaydın. Olan da tabii o arada Bulent'e oldu. Bülent gibi bir efsane belki de bir daha hiçbir zaman hocalık yapamayacak senin yüzünden Adnan Bey. Bir de utanmadan olmayan bir görev yarattın futboldan sorumlu adam diye Feldkamp'ı tekrar getirdin. Komedi.
Abiler gitti Galatasaray bitti. Hasan abiler, Hakan abiler. Bundan çok değil 2 sene önce Galatasaray şampiyon oldu. Herkes o şampiyonlukta Hasan abi, Hakan abi’nin futbolcuları sahiplenmesi cebinden para çıkartıp vermesinden konuşuyordu. Ben de yok canım artık öyle bir devir mi kaldı, yani bu takımın bir teknik direktör’ü yok mu, bu şekilde şampiyon olunur mu diyordum. Evet yanılmışım olunuyormuş. Bu aslında Türk futbol liginin ne kadar berbat bir yerde olduğunun göstergesi. Endonezya futbolunda bile olmayacak şeyler burada oluyor. (ki onlar da futbol oynuyo mu bilmiyorum) Bu kabul edilemez birşey. Türkiye’de ki futbolcular hala bir abi arıyorsa profesyonelliğin gerçekten bittiği andır. Tabi ki tecrübeli futbolcular gençlere yol gösterirler ben buna karşı değilim ama burada ki durum teknik direktörü yok sayan bir durumdu. Yazık gerçekten.
Hasan abi ile Hakan abiyi geri istiyoruz bari bu sezonu kurtaralım..
“Hiçbir kuvvet beni bu satdda 25.000 kişi olduğuna inandıramaz! Dida’yı bir kere bile duyamadım” Galatasaray mağlubiyeti sonrası Milan kaptanı Paolo Maldini’nin sözleri…
Bugün aynı o stadda, Maldini’nin bahsettiği stadda 10.000 kişi vardır. Havalar soğuk falan meselesi değil. Bu sevgi meselesi. Bu sevgi kalmadı ve artık transferlerin hiçbir inandırıcılığı da kalmadı. Şimdi sorarım o efsanevi yeri kim bu hale getirdi?

Evet bu stad bu olayla açılmış. Tarih 20 Aralık 1964. Küçük bir yangından dolayı paniğe kapılan insanlar tribünlerden aşağıya atlamışlar ve birkaç yaralı olmuş.

Tarih: 12 Aralık 2010 koltuklar sökülmüş, taraftar isyanda. Ali Sami Yen bu şekilde tarihe karıştı.
20 aralık 1964’de açıldı, 12 Aralık 2010’da kapandı.
Hayırlı olsun mu yeni stad?